B2B Nedir? İngiltere Pazarında Başarılı Olmanın Püf Noktaları

B2B nedir sorusu, günümüz iş dünyasının en temel konularından birini oluşturuyor. İşletmeden işletmeye ticaret anlamına gelen B2B (Business to Business), küresel ticaretin yaklaşık %70’ini oluşturuyor ve özellikle İngiltere pazarında büyük önem taşıyor.

Bununla birlikte, İngiltere pazarı Brexit sonrası yeni fırsatlar sunarken, Türk şirketleri için hem zorluklar hem de benzersiz avantajlar barındırıyor. Ayrıca dijital dönüşüm ve değişen pazar dinamikleri, İngiltere B2B pazarında başarılı olmanın yollarını yeniden şekillendiriyor.

Bu kapsamlı rehberde, İngiltere B2B pazarında başarılı olmanın püf noktalarını, kültürel farklılıkları, dijital stratejileri ve başarı hikayelerini detaylı olarak ele alacağız.

İngiltere B2B Pazarının 2025 Görünümü

İngiltere’nin iş dünyası, 2025 yılına girerken hem fırsatlar hem de önemli zorluklar barındıran dinamik bir görünüm sergiliyor. Brexit sonrası yeniden şekillenen ticaret ilişkileri ve dijital dönüşüm süreçleri, B2B pazarında kalıcı değişimleri beraberinde getiriyor.

Brexit Sonrası Değişen Pazar Dinamikleri

Brexit’in İngiltere B2B pazarı üzerindeki etkisi, artık geçici bir durum olmaktan çıkıp kalıcı yapısal bir değişime dönüştü. 2021-2023 arasında İngiltere’nin AB’ye ihracatında %27’lik düşüş ve ithalatında %32’lik azalma yaşandı [1]. Ayrıca, ihraç edilen ürün çeşitliliğinde %33’lük bir daralma gözlemlenirken, ithalatta yoğunluk marjında %28’lik bir gerileme kaydedildi [1].

Özellikle, Ticaret ve İşbirliği Anlaşması (TCA) sonrasında İngiltere ve AB arasındaki tedarik zincirlerinde ciddi değişimler yaşanıyor. İngiliz şirketleri, artan gümrük prosedürleri ve yeni ticari bariyerler nedeniyle tedarik zincirlerini yeniden yapılandırıyor. Bunun sonucunda, birçok işletme daha yerel tedarik zincirleri oluşturmaya ya da tedarikçi tabanını çeşitlendirerek gelecekteki aksaklıklara karşı dayanıklılığını artırmaya yöneliyor [2].

Buna rağmen, Mart 2025 itibariyle, 10 veya daha fazla çalışanı olan işletmelerin neredeyse üçte biri (%32), önümüzdeki 12 ay içinde tedarik zincirleri hakkında endişe duyduklarını bildirdi. Bu oran, Aralık 2024’e göre 2, Eylül 2024’e göre ise 5 puan artış gösterdi [3].

Sektörel Büyüme Tahminleri

İngiltere ekonomisinin 2025-2028 yılları arasında yıllık ortalama %1,6 Brüt Katma Değer (GVA) büyümesi bekleniyor [4]. Bu büyüme, reel ücretlerdeki artış, enflasyondaki düşüş ve faiz oranı indirimlerinin birleşik etkisiyle 2025 yılının sonlarına doğru ivme kazanacak gibi görünüyor.

Bilgi yoğun sektörler, önümüzdeki üç yıl içinde İngiltere’nin en hızlı büyüyen sektörleri arasında yer alacak:

  • Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün yıllık ortalama %2,6 GVA büyümesi kaydetmesi bekleniyor [4]

  • Profesyonel, bilimsel ve teknik faaliyetlerde %2,2 GVA büyümesi öngörülüyor [4]

  • İnşaat sektörünün yıllık %2,1 GVA büyümesi ve yıllık %1,5 istihdam artışı göstermesi tahmin ediliyor [4]

B2B e-ticaret satışlarının yıllık 188 milyar sterline ulaşması bekleniyor [5]. Bununla birlikte, İngiltere B2B Sabit Bağlantı Pazarı’nın 2025’te 2,88 milyar dolar büyüklüğünde olacağı ve 2030’a kadar %5,25 yıllık bileşik büyüme oranıyla 3,72 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor [6].

İş dünyası liderleri arasında yapılan araştırmaya göre, liderlerin %83’ü önümüzdeki yıl için kendi işletmelerinin beklentileri konusunda “güvenli” olduklarını belirtiyor [7]. Ancak, genel ekonomiye yönelik algı daha az olumlu görünüyor; liderlerin %57’si önümüzdeki 12 ay içinde ekonomik durgunluk bekliyor [7].

İngiliz Şirketlerinin Satın Alma Davranışları

İngiliz B2B alıcılarının davranışları önemli değişiklikler gösteriyor. Dentsu tarafından yayınlanan kapsamlı araştırmaya göre, alıcı yolculuğu sırasında değerlendirilen marka sayısı 2021’den bu yana %62 arttı ve ortalama karar süresi 54 gün uzadı [8]. Ertelenen bu B2B fırsatlarının değeri yaklaşık 65,59 trilyon TL olarak tahmin ediliyor [8].

Ayrıca, alıcıların %91’i satış görüşmelerine satıcı hakkında önceden bilgi sahibi olarak geliyor [9]. B2B alıcılarının %80’i, haftada en az bir kez online alışveriş yaptıklarını belirtiyor [10]. Satın alma kararlarının %69’u satıcılarla temasa geçmeden önce şekilleniyor ve alıcılar yolculuklarının büyük kısmını tamamladıktan sonra satıcılarla iletişime geçiyor [9].

Modern B2B müşteri yolculukları artık doğrusal değil. Alıcılar satıcılarla gidip geliyor, içeriklerini okuyor, sosyal medyada takip ediyor ve satış temsilcileriyle canlı sohbet penceresi açarak etkileşime giriyor [5]. Bununla beraber, alım kararlarında eskiye göre daha fazla kişi rol oynuyor; B2B satın alma grupları ortalama 10-11 paydaştan oluşuyor ve çok uluslu anlaşmalarda bu sayı 15,2 kişiye kadar çıkabiliyor [9].

Dolayısıyla, İngiltere B2B pazarı 2025’te dijital dönüşümün, Brexit sonrası değişen ticaret dinamiklerinin ve yeni satın alma davranışlarının şekillendirdiği karmaşık ama potansiyel barındıran bir görünüm sunuyor.

İngiltere ve Türkiye Arasındaki B2B Kültür Farklılıkları

Türk ve İngiliz iş kültürleri arasındaki farkları anlamak, İngiltere B2B pazarında başarılı olmanın temelini oluşturur. Bu farklılıklar, iş ilişkilerinden karar verme mekanizmalarına kadar pek çok alanda kendini gösteriyor.

İş Yapma Biçimleri ve Beklentiler

Türk iş kültürü, ekip çalışmasını bireyselciliğin önüne koyar ve geleneksel değerlerle modern yaklaşımların bir karışımını sergiler. Türk şirketleri kriz yönetiminde oldukça etkilidirler ve genellikle kısa vadeli planlamaya odaklanırlar. İngiliz iş dünyası ise daha bireyselci bir yapıya sahiptir ve uzun vadeli stratejik planlamaya önem verir.

Türk iş insanları, tanıştıkları kişilerle çalışma konusunda güven ilişkisi kurma eğilimindedir. Özellikle aile şirketlerinde, aile üyelerinin birlikte çalışması ve uyum içinde olması son derece önemlidir. Diğer taraftan, İngiliz işletmeleri daha çok sonuç odaklı ve transaksiyonel ilişkiler kurar.

İngiliz şirketler, Türk firmalarını risk almaktan kaçınan, aşırı temkinli ve karar vermekte yavaş olarak algılayabilirler. Bunun yanında, Türk şirketleri İngiliz işletmelerini düzenleyici engeller ve bürokrasi konusunda daha sabırsız bulabilir.

Toplantı ve Müzakere Kültürü

Türk iş dünyasında toplantılar genellikle ilişki kurma amacıyla başlar. İlk toplantılar çoğunlukla tanışma amaçlıdır ve hemen işe odaklanmak görgüsüzlük olarak değerlendirilebilir. Bunun aksine, İngiliz iş kültüründe toplantılar daha çok işe odaklıdır ve net bir gündeme bağlı kalınır.

Türkiye’de misafirperverlik iş kültürünün önemli bir parçasıdır. İş yemekleri, misafirleri akşam yemeğine götürmek ve sosyal aktivitelere katılmak ilişkileri pekiştirir. Ayrıca, küçük hediyeler iş kültürünün bir parçasıdır ve rüşvet olarak algılanmaz.

Müzakerelerde Türk iş insanları sert pazarlık taktikleri kullanır ve uzlaşma için yer bırakmak önemlidir. Türkler için pazarlık güçlü bir gelenektir ve başlangıç fiyatları asla kabul edilmemelidir. Müzakereler sırasında fiyatlar genellikle ilk teklifler ile son kararlar arasında %30’a kadar değişebilir.

Bununla birlikte, İngiliz iş insanları zamanın değerli olduğunu düşünür ve müzakereleri daha hızlı sonuçlandırmak isterler. Türkiye’de zaman kavramı daha esnektir – toplantılar geç başlayıp geç bitebilir ve insanlar genellikle randevulara geç kalabilir.

Karar Verme Süreçleri

Türkiye’de hiyerarşi ve otorite önemlidir. İş yerinde kararlar genellikle üst yöneticiler tarafından alınır ve astların bu kararlara uyması beklenir. Karar verme süreci Türkiye’de yavaş olabilir. Aile işletmelerinde, ailenin üst düzey üyeleriyle birkaç kez görüşmeden önce müzakere aşamasına geçilmez.

İngiliz şirketlerinde, karar verme genellikle daha katılımcı bir süreçtir, ancak yine de önemli kararlar üst yönetim tarafından onaylanır. İngiliz iş kültüründe, finansal unsurlar karar vermede baskın rol oynar.

Türk iş dünyasında ise karar verme sürecinde sadece finansal faydalar değil, aynı zamanda güç, etki, onur ve saygı gibi finansal olmayan teşvikler de iş kararlarını etkiler. Türk iş kültüründe, bir anlaşmanın temel gücünün, belgelerde değil, ortaklarının taahhüdünde olduğuna inanılır.

İngiltere’de çalışan Türk şirketleri için stratejik öneriler:

  • İlişki kurma ve iş yapma arasındaki dengeyi doğru kurmak

  • Kültürel farklılıklara saygı göstermek ve bunları avantaja çevirmek

  • Zamanında yanıt verme ve toplantılara uygun hazırlanma

  • Etkin müzakere teknikleri kullanma

  • İngiliz pazarına karşı sabır ve kararlılık gösterme

Her iki kültürdeki B2B nedir sorusunun cevabı özünde aynı olsa da, uygulamada büyük farklılıklar gösterir. İngiliz iş kültürünü anlamak, bu pazarda başarılı olmak için atılacak ilk adımdır.

İngiltere Pazarına Giriş Stratejileri

İngiltere B2B pazarına başarılı bir giriş yapmak, kapsamlı hazırlık ve stratejik yaklaşım gerektirir. Özellikle Brexit sonrası değişen ticaret koşulları altında, doğru stratejileri uygulamak her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.

Pazar Araştırması ve Hedef Kitle Analizi

İngiltere pazarına girmeden önce detaylı pazar araştırması yapmak, başarının ilk adımıdır. B2B pazar araştırması, potansiyel müşterilerin ne aradığını ve neye ihtiyaç duyduğunu anlamak için veri toplama sürecidir. Bu araştırma; marka algısı, ürün uygunluğu, müşteri hizmeti gereksinimleri, satış ve pazarlama stratejileri gibi birçok alanı kapsar. Hedef kitlenizin nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davrandığını anlayarak, stratejik planlamanız daha etkili olacaktır.

Araştırma kapsamında belirlenmesi gereken temel sorular:

  • Girmek istediğiniz pazar ne kadar büyük?

  • Hangi yerli ve uluslararası rakiplerle karşılaşacaksınız?

  • Hangi pazar segmentini hedefliyorsunuz?

  • Pazardaki Benzersiz Satış Teklifiniz (USP) nedir?

  • Aşılması gereken düzenleyici, sertifikasyon ve ticari engeller nelerdir?

Unutmayın ki, B2B müşterileri sadece rasyonel kararlar vermez. İngiliz karar vericiler de diğer insanlar gibi irrasyonel, duygusal ve dürtüsel olabilir. Marka, pazarlama ve tavsiyelerden büyük ölçüde etkilenirler. Genellikle bir çözümün işletmeleri için ne anlama geldiğinden ziyade, kendileri için kişisel olarak ne ifade ettiğiyle daha fazla ilgilenirler.

Yerel İş Ortaklıkları Kurma

İngiltere pazarında başarılı olmak için yerel iş ortaklıkları kurmak oldukça önemlidir. İyi kurulmuş yerel distribütörler, başarının anahtarıdır ve potansiyel ortakları dikkatle değerlendirmek gerekir.

İngiltere’de iş ortaklığı kurarken dikkat edilmesi gerekenler:

  • Ortaklık türünü belirleme (genel ortaklık, limited ortaklık)

  • Ortaklık adını seçme ve “aday ortak” belirleme

  • HM Revenue and Customs (HMRC) ile kayıt işlemleri

  • Yazılı bir ortaklık anlaşması oluşturma (yasal zorunluluk olmasa da)

Bununla birlikte, yerel işletmelerle işbirliği yapmak sadece ekonomik zorluk zamanlarında değil, her zaman karşılıklı fayda sağlayabilir. Doğru ortaklıklar, marka bilinirliğini ve satışları artırabilir, faydalı bağlantılar kurmanıza ve bilgi paylaşımına yardımcı olabilir.

İş ortağınızı seçerken, müşterilerinizin en çok ilgilenebileceği, onlara en çok yardımcı olabilecek ve bir sorunlarını çözebilecek işletmeleri tercih edin. Ayrıca, tamamlayıcı işletmelerle işbirliği yapın ve değer katın. Başarılı ortaklıklar, müşteri için olduğu kadar, işletmeler için de anlam ifade etmelidir.

Yasal Düzenlemeler ve Uyum Gereksinimleri

İngiltere pazarında faaliyet gösterirken, yasal düzenlemelere ve uyum gereksinimlerine dikkat etmek şarttır. Özellikle B2B pazarlaması söz konusu olduğunda, Gizlilik ve Elektronik İletişim Yönetmeliği (PECR) doğrudan pazarlama için kurallar içerir.

B2B pazarlamada veri koruma kuralları:

  • Kurumsal abonelere (limited şirketler, limited ortaklı şirketler gibi) elektronik posta ile pazarlama yaparken açık izin gerekmez, ancak kimliğinizi gizlememeli ve abonelikten çıkma seçeneği sunmalısınız.

  • Tek kişilik tüccarlar ve bazı ortaklık türleri PECR altında “bireysel aboneler” olarak sınıflandırılır ve onlara bireylerle aynı şekilde davranılır.

  • Bir işletme temasının kişisel verilerini doğrudan pazarlama amacıyla işliyorsanız, UK GDPR geçerlidir ve bu kişiye bunu bildirmeniz ve veri işleme için yasal bir dayanağınız olması gerekir.

Unutulmamalıdır ki, İngiltere’de işletmelere pazarlama amaçlı e-postalar gönderme izni olsa da, İngiltere yönetmelikleri doğrudan pazarlama kanunlarını ihlal eden işletmelere 500.000 sterline kadar para cezası uygulayabilir.

İngiltere pazarında iyi kurulmuş yerel distribütörlerle çalışmak, kültürel farklılıklara dikkat etmek ve yasal düzenlemelere uyum sağlamak, B2B alanında başarılı olmanın temel taşlarıdır. Pazara girişte esnek iş düzenlemeleri sunmak, pazar için uzun vadeli bir bağlılık gösterecektir.

İngiltere’de B2B Pazarlamada Dijital Dönüşüm

Dijital teknolojiler, İngiltere’deki B2B pazarlama dünyasını kökten değiştiriyor ve geleneksel B2B nedir sorusuna günümüzde bambaşka bir cevap veriyor. Bu dijital dönüşüm, İngiliz şirketlerinin çalışma biçimlerini, müşteri ilişkilerini ve pazarlama stratejilerini yeniden şekillendiriyor.

İngiliz Şirketlerinin Dijital Alışkanlıkları

İngiltere’deki B2B gelirinin dijital kanallardan elde edilen oranı, 2021’deki %33 seviyesinden 2025’te %56‘ya yükselecek [11]. Dijital etkileşimler, geleneksel iş yapma biçimlerinin yerini alırken, alıcılar artık sorunsuz çevrimiçi deneyimler, kişiselleştirilmiş içerik ve verimli süreçler bekliyor [12].

B2B karar vericileri günümüzde satın alma yolculuklarında ortalama 10,2 kanal kullanıyor – bu rakam 2016’da sadece 5 kanaldı [13]. Özellikle dikkat çekici olan, İngiliz B2B alıcılarının %54‘ünün, kalitesiz bir çok kanallı deneyim yaşamaları durumunda satın alma işleminden vazgeçmeye hazır olmaları [13].

Bununla birlikte, İngiltere’deki alıcılar %36 oranla dijital self-servis seçeneklerini tercih ediyor [13]. Bu da İngiliz B2B pazarında dijital stratejilerin artık bir lüks değil, temel bir gereklilik haline geldiğini gösteriyor.

Veri Odaklı Pazarlama Stratejileri

Veri odaklı pazarlama, İngiltere’deki B2B şirketleri için rekabet avantajı sağlayan stratejik bir yaklaşım haline geldi. Bu yaklaşım, tüketici davranışı, tercihleri ve trendleri hakkında içgörü kazanmak için çeşitli kaynaklardan bilgi kullanarak hedef kitleye kişiselleştirilmiş deneyimler sunmayı hedefliyor [14].

İngiltere’deki B2B pazarlamacıları, müşteri verilerini analiz ederek ve tercihlerini anlayarak, kitleleri segmentlere ayırabilir ve mesajlarını belirli müşteri gruplarına göre düzenleyebilirler. Kişiselleştirilmiş pazarlama kampanyaları, müşterilerle bireysel düzeyde rezonans sağladığından daha yüksek katılım oranlarına sahiptir [14].

Ayrıca veri odaklı pazarlama, kampanya performansını gerçek zamanlı olarak izleyerek ve analiz ederek iyileştirme alanlarını belirlemek ve zamanında veri destekli optimizasyonlar yapmak için B2B şirketlerine olanak tanır [14].

AI ve Otomasyon Kullanımı

İngiltere’de yapılan araştırmalar, işletmelerin %85‘inin yapay zekayı kullanan şirketlerin kullanmayanlara göre daha güçlü gelir performansı göreceğini düşündüğünü ortaya koyuyor [15]. Aynı zamanda, işletmelerin %87‘si yapay zekanın pazarlama otomasyonunu daha verimli ve etkili hale getirdiğini kabul ediyor [15].

İngiliz B2B pazarlamacıları arasında yapay zekanın en popüler kullanım alanları şunlar:

  • Tanıtım içeriği geliştirme (%63)

  • Analitik ve ölçüm (%59)

  • E-kitaplar ve bilgilendirici içerik üretimi (%49)

  • Hedef kitle segmentasyonu (%47) [15]

Yapay zeka destekli chatbotlar, anında kişiselleştirilmiş yanıtlar sağlayarak müşteri deneyimini geliştiriyor. Bu araçlar rutin soruları ele alırken, aynı zamanda potansiyel müşteri oluşturmaya ve kullanıcı deneyimini iyileştirmeye katkıda bulunuyor [16].

Sonuç olarak, İngiltere’deki B2B pazarlamada dijital dönüşüm, şirketlere veri toplama, analiz, müşteri deneyimini kişiselleştirme ve yapay zeka destekli pazarlama otomasyonu aracılığıyla önemli rekabet avantajları sunuyor. Türk şirketlerinin İngiltere pazarında başarılı olabilmeleri için bu dijital trendleri yakından takip etmeleri ve stratejilerine entegre etmeleri gerekiyor.

Başarı Hikayeleri: İngiltere Pazarında Öne Çıkan Türk Şirketleri

Ticari ilişkilerde köprü kuran Türk şirketleri, İngiltere pazarında dikkat çekici bir başarı grafiği çiziyor. Son on yılda iki ülke arasındaki ticaret %70 oranında artarak 2019 yılında yaklaşık 19 milyar sterline ulaştı [3]. Bu başarı hikayelerini incelemek, B2B ilişkilerinin nasıl geliştirildiğini anlamak için önemli ipuçları sunuyor.

Sektörel Başarı Örnekleri

Teknoloji sektöründe Getir, 10 dakikada market alışverişi teslim etme modeliyle dikkat çeken bir başarı hikayesi yazıyor. 2015’te küçük bir Türk girişimi olarak başlayan şirket, bugün Londra dahil birçok Avrupa başkentinde faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 407.37 milyar TL değerlemeye ulaşmış durumda [17]. Benzer şekilde, Trendyol Türkiye’nin ilk “decacorn”u olurken (569.63 milyar TL değerleme) [17], Hepsiburada Nasdaq’ta işlem gören ilk Türk şirketi oldu [17].

Otomotiv sektöründe Ford’un Türkiye-İngiltere işbirliği örnek gösterilebilir. Ford, İngiltere’de 7.500, Türkiye’de ise 12.500 kişi istihdam ediyor [3]. Bu ortaklık, Dagenham’dan Kocaeli’ye otomobil parçalarının ihracatını kolaylaştırıyor ve üretilen Ford Transit araçlarının üçte biri İngiltere’ye ihraç ediliyor [3].

Karşılaşılan Zorluklar ve Çözüm Yolları

Türk şirketleri İngiltere pazarında düzenleyici engeller, bürokrasi ve mevzuatlardaki ani değişiklikler gibi zorluklarla karşılaşıyor [18]. Ayrıca, Türk iş insanları için vize yenileme süreçlerinde yaşanan gecikmeler önemli bir engel teşkil ediyor [19].

Bu zorlukları aşmak için, yerel hukuk firmalarıyla çalışmak ve düzenli pazar ziyaretleri gerçekleştirerek pazara bağlılık göstermek önem taşıyor [1]. Behiye Teymur gibi girişimcilerin deneyimleri, doğru iletişim kanallarını kullanmanın ve sabırlı olmanın zorluklara çözüm getirdiğini gösteriyor [19].

Uygulanabilir Dersler

İngiltere’deki başarılı Türk girişimcilerin deneyimlerinden çıkarılacak dersler arasında adaptasyon yeteneği öne çıkıyor. Yesim Engin’in belirttiği gibi, “Erkek dünyasında hayatta kalmak bile başlı başına bir başarıdır” [19]. Özlem gibi girişimciler ise çok dillilik ve kültürlerarası iletişim becerilerinin avantajlarını vurguluyor [19].

B2B nedir sorusuna cevap ararken, Türk şirketlerinin İngiltere’deki tecrübeleri gösteriyor ki, başarı için pazarı iyi anlamak, kültürel farklılıklara saygı göstermek ve teknolojik yenilikleri takip etmek şart. Brexit sonrası oluşan fırsatları değerlendiren şirketler, iki ülke arasında ticari köprüler kurarak önemli değer yaratıyor.

Sonuç: İngiltere B2B Pazarında Sürdürülebilir Başarı İçin Öneriler

İngiltere B2B pazarı, Brexit sonrası değişen dinamikler ve dijital dönüşümün etkisiyle sürekli gelişiyor. Türk şirketleri için bu pazar, doğru stratejilerle değerlendirilebilecek önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle bilgi teknolojileri, profesyonel hizmetler ve inşaat sektörlerinde beklenen büyüme, Türk işletmeleri için yeni kapılar açıyor.

Başarılı olmak isteyen Türk şirketleri, İngiliz iş kültürünü özümsemeli ve dijital dönüşüme ayak uydurmalı. Veri odaklı pazarlama stratejileri, yapay zeka uygulamaları ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımlar, pazarda kalıcı başarı sağlamanın anahtarları arasında yer alıyor.

Getir, Trendyol ve Ford Otosan gibi şirketlerin başarı hikayeleri, doğru strateji ve sabırla İngiltere pazarında önemli başarılar elde edilebileceğini gösteriyor. Bu şirketler, kültürel farklılıkları avantaja çevirmeyi ve teknolojik yenilikleri benimsemeyi başardı.

İngiltere B2B pazarında başarı, uzun vadeli stratejik planlama, yerel iş ortaklıkları ve dijital yeteneklerin geliştirilmesiyle mümkün. Türk şirketleri, bu pazarda kendilerine özgü değer önermeleriyle öne çıkabilir ve sürdürülebilir büyüme sağlayabilir.

14%
portion of total synergy savings derived from IT consolidation