Funnel nedir sorusu, günümüz dijital pazarlama dünyasının en kritik konularından birini oluşturuyor. Özellikle İngiltere’deki şirketlerin satış başarılarının arkasında, kusursuz tasarlanmış funnel stratejileri yatıyor.
Aslında başarılı bir satış hunisi, müşterileri ilk temas noktasından satın alma kararına kadar sistematik bir şekilde yönlendiren etkili bir yol haritasıdır. İngiltere pazarında faaliyet gösteren şirketler, bu stratejileri kullanarak satış oranlarını önemli ölçüde artırıyor.
Bu kapsamlı rehberde, funnel kavramını derinlemesine inceleyecek, İngiltere’deki başarılı şirketlerin kullandığı stratejileri analiz edecek ve 2025 yılına doğru şekillenen yeni trendleri keşfedeceğiz. Ayrıca, kendi işiniz için etkili bir funnel sistemi nasıl oluşturabileceğinizi adım adım öğreneceksiniz.
Funnel Nedir? Temel Kavramlar ve Tanımlar
Satış hunisi, potansiyel müşterilerin ilk temas anından satın alma kararına kadar izledikleri yolculuğu modelleyen stratejik bir pazarlama yaklaşımıdır. Huni benzetmesi, sürecin en üstte geniş bir kitleyle başlayıp, aşağıya doğru indikçe potansiyel alıcı sayısının azalmasını temsil eder [1]. Bu kavram, 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış ve zamanla dijital dünyanın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir [2].
Temel olarak funnel, farkındalık, ilgi, değerlendirme ve satın alma aşamalarından oluşan bir süreçtir [3]. Her aşamada müşteriler belirli kararlar verir ve bazıları bir sonraki aşamaya geçmez. Bu nedenle satış hunisinin amacı, her adımda müşteri kaybını en aza indirerek, dönüşüm oranlarını artırmaktır.
Satış hunisinin iş dünyasındaki önemi
İş dünyasında satış hunisi, sistematik ve veri odaklı bir yaklaşımla müşteri davranışlarını anlama ve yönetme imkanı sunar. Etkili bir satış ve pazarlama stratejisi oluşturmanın anahtarı olarak kabul edilir [1]. Ayrıca işletmelere önemli avantajlar sağlar:
Daha hedefli pazarlama yapma imkanı
Müşteri yolculuğunun her aşamasını optimize etme
Satış süreçlerini ölçülebilir hale getirme
Potansiyel müşterileri gerçek müşterilere dönüştürme oranını artırma [4]
Bununla birlikte, dijital çağda funnel stratejileri daha da önem kazanmıştır. Teknolojik gelişmeler ve internet kullanımının artışı, tüketiciye ulaşma kanallarını değiştirmiş ve geleneksel reklamcılıktan çevrim içi reklamcılığa geçişi kaçınılmaz hale getirmiştir [5]. Bu değişim, işletmelerin funnel stratejilerini de dijital kanallara uyarlamalarını gerektirmiştir.
Funnel türleri ve kullanım alanları
Funnel yapısı, kullanım amaçlarına göre farklı türlere ayrılır. Her funnel türü, belirli bir odak alanına ve amaca hizmet eder:
Pazarlama Funnel’ı: Potansiyel müşterileri farkındalık, ilgi, değerlendirme ve satın alma sürecine yönlendirmek için kullanılır.
Satış Funnel’ı: Potansiyel müşterileri doğrudan satın alma kararına götürmek, dönüşüm oranlarını artırmak amacını taşır.
Müşteri Funnel’ı: Mevcut müşterilerin elde tutulması, çapraz satış ve yeniden satın alma süreçlerine odaklanır.
Ürün Funnel’ı: Kullanıcıların ürünle etkileşimlerini artırmak, özellik kullanımını ve kullanıcı yolculuğunu optimize etmek için tasarlanmıştır [3].
Funnel modelinin en sık kullanıldığı sektörlerden biri e-ticaret siteleridir. Bunun yanı sıra hizmet sektöründe de müşteri memnuniyetini artırmak ve hizmetlerin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak için yaygın olarak kullanılmaktadır [6]. Ayrıca B2B (işletmeden işletmeye) ve B2C (işletmeden tüketiciye) iş modellerinde de hedef kitle, satış süreci ve pazarlama stratejileri açısından önemli farklılıklar göstererek uygulanır.
UK ve Türkiye’deki funnel anlayışı farkları
İngiltere ve Türkiye’deki funnel yaklaşımları arasında önemli farklar bulunmaktadır. Öncelikle, İngiltere’deki işletmeler veri odaklı karar verme süreçlerine daha fazla önem vermektedir. Bu yaklaşım, funnel’ın her aşamasının detaylı analizini ve optimizasyonunu içerir.
İngiltere’deki şirketler dijitalleşme sürecini daha erken başlatmış ve bu alanda önemli adımlar atmıştır. Örneğin, Almanya gibi ülkeler 5G altyapı çalışmalarını hızlandırmak için özel sektörle işbirliği yaparken, İngiltere de benzer yaklaşımları benimsemiştir [7]. Bu altyapı gelişmeleri, funnel stratejilerinin daha etkin uygulanmasına olanak tanımıştır.
Buna karşın, Türkiye’deki işletmeler funnel yaklaşımını daha yeni benimsemekte ve genellikle daha basit modeller kullanmaktadır. Türkiye’de funnel kavramı “satış hunisi” veya “pazarlama hunisi” olarak konumlanmakta [8] ve genellikle dört temel aşamaya (farkındalık, ilgi, değerlendirme, satın alma) odaklanmaktadır [9].
İki ülke arasındaki diğer bir fark, omnichannel (çoklu kanal) stratejilerin kullanımıdır. İngiltere’deki şirketler, müşteri yolculuğunu birden fazla kanal üzerinden kesintisiz bir şekilde yönetme konusunda daha ileri düzeydedir. Bu, potansiyel müşterilerin funnel içindeki hareketlerini daha etkili bir şekilde izleme ve yönlendirme imkanı sağlar.
Sonuç olarak, funnel kavramı hem Türkiye’de hem de İngiltere’de giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Ancak dijitalleşme seviyesi, veri analizi kapasitesi ve müşteri davranış analitiği konularındaki farklar, iki ülkedeki uygulama farklılıklarını belirlemektedir.
UK Şirketlerinin Funnel Stratejilerindeki Başarı Faktörleri
İngiliz şirketleri, satış hunilerini tasarlarken ve uygularken bazı temel yaklaşımları benimseyerek rakiplerinden öne çıkıyor. Bu yaklaşımlar, müşteri davranışlarını anlama ve onlara özel deneyimler sunma konusunda titiz çalışmalara dayanıyor.
Veri odaklı karar verme süreci
İngiltere’deki başarılı markalar, hızlı ve rekabetçi iş dünyasında bilinçli kararlar almanın önemini kavramış durumdalar. Bu noktada veri, ellerindeki en güçlü araç haline gelmiş durumda. AllSaints gibi İngiliz markalar, tam entegre edilmiş programatik stratejilerle (Full-Funnel) çalışarak, sadece yeniden hedefleme kampanyalarına kıyasla altı ay içinde dikkate değer sonuçlar elde etmeyi başardı.
Veri Odaklı Karar Verme (Data-Driven Decision Making — DDDM), veri analizi ve yorumlamasına dayalı bilinçli seçimler yapma sürecidir. Bu yaklaşım, işletmelere pek çok avantaj sağlar:
Operasyonlar, müşteriler ve pazar trendleri hakkında net ve objektif görüş
Süreçleri ve kaynak tahsisini optimize ederek verimliliği artırma
Değişen pazar koşullarına hızlı uyum sağlama imkanı
Olası riskleri erken tespit etme yeteneği
İngiliz markalar özellikle müşteri yaşam döngüsü (Customer Lifetime Value — CLV) analizlerine önem veriyor. Başarılı pazarlamacılar, bu analizlere iadeleri de dahil ederek daha sağlıklı bir veri seti oluşturuyor.
Müşteri yolculuğu haritalaması
Müşteri yolculuğu haritası, bir müşterinin markayla etkileşime geçerken yaşadığı deneyimin görsel bir temsilidir. İngiliz şirketlerinin başarısında, bu haritalama sürecinin profesyonel şekilde yönetilmesi büyük rol oynuyor.
Önemli bir nokta: Pazarlama hunileri doğrusaldır ancak müşteri yolculukları doğrusal değildir. İngiliz markalar, bu farkı iyi anlayarak, müşterilerin huniye herhangi bir aşamada girebileceğini veya aşamaları atlayabileceğini göz önünde bulunduruyor.
Müşteri yolculuğu haritalamasını kullanan şirketler genellikle şu alanlarda artış görüyor:
Müşteri memnuniyeti ve sadakati
İş büyümesi ve gelir artışı
Operasyonel verimlilik
Departmanlar arası iletişim
AllSaints örneğinde görüldüğü gibi, İngiliz markalar müşteri yolculuğu atıflandırma modelini kullanarak, görüntülü reklamların müşteri yolculuğunda hangi noktada etkili olduğunu keşfedebiliyor. Bununla birlikte, programatik reklamlar aracılığıyla siteye ilk ziyareti yapan kullanıcıların genellikle direkt trafik yoluyla alışverişlerini tamamladığı gözlemleniyor.
Kişiselleştirilmiş içerik stratejileri
İngiliz pazarında öne çıkan üçüncü stratejik unsur, kişiselleştirilmiş içerik yaklaşımıdır. Bu stratejide müşterinin ihtiyaçlarını ve davranışlarını analiz eden markalar, ona özel deneyimler sunmayı başarıyor.
Kişiselleştirme, günümüzde küresel pazarda yaygın olarak kullanılan müşteri odaklı yaklaşımın öncüsüdür. İngiliz e-ticaret şirketleri, büyük oyuncularla rekabet etmenin tek kesin yolunun müşterilere gereksinimleri doğrultusunda kişiselleştirilmiş ürün veya hizmet sunmak olduğunun farkına varmış durumda.
Programatik reklam için en etkili strateji, yeni ve mevcut müşterilerin farklı kampanyalarda segmente edilmesidir. İngiliz markalar, CRM verilerini yalnızca daha iyi kullanıcı etkileşimi için kişiselleştirmeye olanak sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda uzun vadeli müşteri yaşam döngüsü analizleri için de kullanıyor.
Sonuç olarak, İngiliz şirketlerin funnel stratejilerindeki başarısı, veriye dayalı karar verme süreçlerine, detaylı müşteri yolculuğu haritalamasına ve kişiselleştirilmiş içerik stratejilerine dayanıyor. Bu yaklaşımlar, müşteri davranışlarını anlama ve onlara özel deneyimler sunma konusunda dikkate değer sonuçlar getiriyor.
Etkili Bir Funnel Oluşturmanın 5 Adımı
Başarılı bir pazarlama ve satış funnel’ı kurmak, sistematik bir yaklaşım ve stratejik planlama gerektirir. Doğru kurgulanmış bir funnel, potansiyel müşterileri sadık müşterilere dönüştürme sürecini önemli ölçüde hızlandırabilir. İşte etkili bir funnel oluşturmanın beş temel adımı:
Hedef kitle analizi
Funnel oluşturmanın ilk ve en kritik adımı, hedef kitlenizi doğru tanımlamaktır. Potansiyel müşterilerinizin kim olduğunu anlamak, onların ihtiyaçlarını ve sorunlarını etkili bir şekilde ele alan bir pazarlama hunisi geliştirmenin temelidir.
Öncelikle, kitlenizin demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, gelir düzeyi, eğitim), ilgi alanları ve sorunlu noktaları hakkında detaylı bilgi edinmelisiniz. Müşteri anketleri ve pazar araştırması gibi araçlar bu aşamada değerli veriler sağlayabilir. Elde ettiğiniz verilerle, örneğin “25-35 yaş arası, orta gelirli, pazarlama sektöründe çalışan bekar erkekler” gibi net bir hedef kitle tanımına ulaşabilirsiniz.
İdeal müşteri profilini oluşturduktan sonra, onların satın alma davranışlarını şekillendiren güdüleri anlamanız gerekir. Bu aşamada şu sorulara yanıt aramalısınız:
Neden satın alıyorlar?
Hangi satın alma kanallarını kullanıyorlar?
Satın alma kararlarını neler etkiliyor?
Ne zaman ve hangi sıklıkla satın alıyorlar?
İçerik stratejisi geliştirme
Hedef kitlenizi tanımladıktan sonra, onların ihtiyaçlarına ve ilgi alanlarına hitap eden içerikler oluşturmalısınız. Kapsamlı bir içerik stratejisi, funnel’ın her aşaması için farklı içerik formatları kullanmalıdır.
Farkındalık aşamasında blog yazıları, videolar ve sosyal medya içerikleri etkili olurken, ilgi aşamasında e-kitaplar, webinarlar ve detaylı kılavuzlar daha uygundur. Değerlendirme aşamasında ise ürün tanıtım videoları, karşılaştırma içerikleri ve müşteri referansları öne çıkar.
Bununla birlikte, potansiyel müşterileri çekmek için “lead magnet”ler kullanabilirsiniz. Bunlar, müşteri bilgileri karşılığında sunduğunuz e-kitaplar, teknik incelemeler veya web seminerleri gibi ücretsiz değerli kaynaklardır.
Dönüşüm noktalarını belirleme
Funnel içerisindeki kritik dönüşüm noktalarını belirlemeniz, potansiyel müşterilerin funnel boyunca nasıl ilerleyeceğini planlamanıza yardımcı olur. Bu süreçte AARRR modelini (Acquisition, Activation, Retention, Revenue, Referral) uygulayabilirsiniz:
Edinme (Acquisition): Müşteri kazanmak için SEO, reklamlar ve sosyal medya kullanımı
Aksiyon (Activation): Form doldurma, iletişime geçme veya üyelik oluşturma
Tutundurma (Retention): Müşterileri tekrar ziyarete teşvik etme
Gelir (Revenue): Satın alma sürecini kolaylaştırma ve çapraz satış fırsatları
Yönlendirme (Referral): Başarılı müşterileri yeni müşteriler getirmeye teşvik etme
Otomasyonu entegre etme
Modern bir funnel’da otomasyon, süreçleri verimli hale getirmenin anahtarıdır. Otomasyon araçları ile e-posta kampanyaları oluşturabilir, drip marketing (damla pazarlama) stratejileri uygulayabilir ve müşteri etkileşimlerini otomatik hale getirebilirsiniz.
Otomasyonun en önemli avantajlarından biri, ekibinizle sorunsuz işbirliği yapmanıza olanak sağlamasıdır. Otomatik onay akışları, bildirim e-postaları ve diğer entegrasyonlar sayesinde tüm ekibiniz döngü içinde kalabilir. Ayrıca, funnel’ınızın her aşamasında doğru mesajları göndererek pazarlama süreçlerinizi optimize edebilirsiniz.
Test ve optimizasyon
Hiçbir funnel stratejisi mükemmel değildir. Bu nedenle, düzenli olarak test yapmak ve sonuçları analiz etmek çok önemlidir. A/B testleri ile farklı tasarımlar, metinler ve teklifleri deneyerek hangisinin daha yüksek dönüşüm sağladığını görebilirsiniz.
Dönüşüm oranları, tıklama oranları ve müşteri geri bildirimleri gibi metrikleri düzenli olarak takip ederek huninizdeki darboğazları ve sorunlu noktaları belirleyebilirsiniz. Bu analizler, hangi stratejilerin işe yaradığını ve hangi alanların geliştirilmesi gerektiğini gösterir.
Sonuç olarak, etkili bir funnel oluşturmak süreklilik gerektiren bir süreçtir. Pazar koşulları ve müşteri davranışları değiştikçe, funnel’ınızı güncel tutmak ve sürekli optimize etmek uzun vadeli başarı için kritik öneme sahiptir.
2025 İçin Funnel Trendleri ve Yenilikler
Pazarlama dünyası hızla evrilirken, 2025 yılına yaklaştığımız bu dönemde satış hunileri de köklü değişimler geçiriyor. Teknoloji ve tüketici davranışlarındaki dönüşümler, funnel stratejilerinde yeni yaklaşımların gelişmesine zemin hazırlıyor.
Yapay zeka destekli funnel sistemleri
Yapay zeka, funnel yönetiminde devrim niteliğinde değişiklikler getiriyor. 2025’te AI destekli sistemlerin yaygınlaşması bekleniyor. Bu sistemler, müşterilerin davranışlarını analiz ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunabiliyor ve satış hunisinin her aşamasını optimize edebiliyor [10].
AI teknolojisi, funnel stratejilerinde önemli avantajlar sağlıyor:
Büyük veri kümelerini anında analiz ederek müşteri segmentasyonu yapabilme [11]
Müşteri adaylarını kalitelerine ve ilgi düzeylerine göre puanlayabilme [12]
Kişiselleştirilmiş içerikler sunarak dönüşüm oranlarını artırma [13]
Tekrarlanan pazarlama görevlerini otomatikleştirerek verimliliği artırma [11]
Bununla birlikte, yapay zeka sistemleri 2025’te yalnızca tek bir iş sürecinde değil, satış ve pazarlamanın tüm aşamalarında kullanılacak [12]. Özellikle yapay zeka ajanları, pazarlama kampanyalarının stratejisini oluşturmada değerli bir kaynak haline gelecek [12].
Omnichannel funnel stratejileri
2025’te tüketicilerin alışveriş yolculukları daha parçalı hale geldikçe, omnichannel stratejilerin önemi artıyor [14]. Omnichannel yaklaşım, kanaldan bağımsız olarak tutarlı iletişim sağlayarak müşterilere kesintisiz bir deneyim sunuyor [15].
Medya profesyonellerinin %42’si, Connected TV (CTV) ve omnichannel formatlarını 2025’in en önemli önceliği olarak görüyor [15]. Bunun sonucunda, tüm temas noktalarında birleşik bir müşteri yolculuğu sunabilen stratejiler öne çıkacak.
Geleneksel pazarlama hunisi modelinin yerini dairesel funnel modeli alıyor. Bu yeni modelde, müşteri yolculuğu yalnızca satın alma ile bitmiyor; marka sadakati ve tavsiye mekanizması yeni dönüşümlere yol açıyor [16]. Dolayısıyla, 2025’te başarı, tüm müşteri etkileşimlerinde tutarlı marka deneyimleri oluşturmak için çok kanallı varlığın ötesine geçmeyi gerektirecek [15].
Ses ve görsel arama entegrasyonu
Mobil cihazların yaygınlaşmasıyla sesli ve görsel arama kullanımı hızla artıyor. 2025’te pazarlama hunilerinde bu teknolojilerin entegrasyonu kaçınılmaz olacak [17].
Sesli arama optimizasyonu için, içeriklerde uzun kuyruklu anahtar kelimelere yer vermek ve konuşma diline yakın yanıtlar oluşturmak önem kazanıyor [16]. Öte yandan, sesli arama sonuçları genellikle kısa ve net bilgiler içerdiğinden, içeriğin açık ve öz olması kritik önem taşıyor [17].
Görsel arama için, görsellerin alt metinlerini anahtar kelimeleri içerecek şekilde optimize etmek ve yüksek kaliteli, alakalı görseller kullanmak funnel başarısını artıracak [17]. Ayrıca, görsel ve içerik uyumuna dikkat edilmesi, dönüşüm oranlarını yükseltecek bir faktör [17].
SEO’nun geleceğinde sesli ve görsel arama optimizasyonu, markanızın dijital dünyada görünürlüğünü artırmak için kritik öneme sahip olacak. Bu iki alanda başarılı olmak için, kullanıcı niyetini anlamak ve içeriğinizi doğru şekilde optimize etmek 2025’te funnel stratejilerinin vazgeçilmez unsurları arasında yer alacak [17].
Başarılı UK Funnel Örnekleri ve Vaka Çalışmaları
İngiltere’deki şirketler, müşteri yolculuğunu yönetme konusunda dikkat çekici funnel stratejileri geliştirmiştir. Bu başarılı örnekler, farklı sektörlerdeki funnel uygulamalarının etkili sonuçlarını göstermektedir.
E-ticaret sektöründen örnek: ASOS
E-ticaret devi ASOS, 2010 yılında faaliyetlerine başlayan ve zamanla 800’den fazla markayı bünyesinde barındıran bir pazaryeri platformudur. ASOS’un funnel stratejisindeki en dikkat çekici unsur, kullanıcı tarafından oluşturulan içeriği kampanyalarının merkezine yerleştirmesidir.
ASOS, Instagram’da “#AsSeenOnMe” hashtag’iyle müşterilerini kıyafet fotoğraflarını paylaşmaya teşvik ederek gerçek müşterilerden oluşan bir topluluk oluşturmuştur. Bu yaklaşım sayesinde markanın farkındalık aşamasındaki etkileşimi artmış ve potansiyel müşterilere ürünlerin gerçek hayattaki görünümünü sergileme fırsatı sunmuştur.
Ayrıca, ASOS’un marketplace stratejisi, satıcıların uluslararası hedef kitlelerine ulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Platform, satıcılara diğer pazaryeri platformlarına göre daha düşük komisyon oranları sunarken, “tatil modu” gibi operasyonel süreçleri esnekleştiren özellikler de sağlamaktadır.
B2B sektöründen örnek: Sage
Finans ve muhasebe yazılımları alanında faaliyet gösteren Sage, B2B satış funnel’ında “Full Funnel Marketing” yaklaşımını benimseyen başarılı bir örnektir. Sage’in stratejisi, huninin her aşamasında müşteri yolculuğunu destekleyen farklı içerik türlerini kullanmaya dayanmaktadır.
Funnel’ın üst kısmında (TOFU) blog yazıları, e-kitaplar ve kontrol listeleri gibi marka-nötr içerikler sunarak güven oluşturan Sage, bu içerikleri bir iniş sayfasında (landing page) erişime açmaktadır. Potansiyel müşteriler iletişim bilgilerini paylaştıktan sonra, otomatik olarak huninin orta (MOFU) ve alt (BOFU) aşamalarına uygun içeriklerle beslenmektedir.
Sage ayrıca e-posta pazarlamasını içerik dağıtım kanalı olarak kullanarak, inbound ve outbound taktikleri birleştirmektedir. Bu entegre yaklaşım, bir B2B müşterisinin potansiyel müşteri hacmini %400 artırırken, potansiyel müşteri başına maliyeti %80 oranında düşürmüştür.
Hizmet sektöründen örnek: Transferwise
Para transferi hizmetleri sunan Transferwise (şu anki adıyla Wise), hizmet sektöründe başarılı funnel yönetimine örnek oluşturmaktadır. Şirket, müşteri yolculuğunun beş aşamasını (keşif, ilgi, değerlendirme, onay ve dönüşüm) dikkatle ele almaktadır.
Özellikle, UK merkezli bir klinik için uygulanan funnel stratejisi, dönüşüm oranlarında %36 artış sağlamış ve potansiyel müşteri hacmini %400 yükseltmiştir. Bu vakada, şeffaflık ve dürüstlük, müşteri beklentilerini oluşturmada önemli faktörler olarak öne çıkmıştır.
Birleşik Krallık’ta hizmet sektöründeki başarılı funnel yaklaşımları, organik trafikte %45 artış, sosyal medya etkileşimlerinde %35 artış ve yeni müşteri randevularında %50 artış gibi etkileyici sonuçlar elde etmiştir. Bunun sonucunda, ilgili şirketler 3 ay gibi kısa bir sürede gelirlerinde 30.000 £ artış sağlamayı başarmıştır.
Sonuç
Funnel stratejileri, dijital pazarlama dünyasında başarının anahtarı haline gelmiştir. İngiliz şirketlerinin deneyimleri, veri odaklı karar verme süreçleri ve müşteri yolculuğu haritalamasının önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Başarılı bir funnel sistemi kurmak için hedef kitle analizi, içerik stratejisi ve otomasyon entegrasyonu gibi temel adımların dikkatle planlanması gerekir. Özellikle 2025’e yaklaşırken, yapay zeka destekli sistemler ve omnichannel stratejiler funnel yönetiminde öne çıkmaktadır.
ASOS, Sage ve Transferwise örneklerinde görüldüğü gibi, doğru tasarlanmış funnel stratejileri dönüşüm oranlarını önemli ölçüde artırabilir. Bununla birlikte, müşteri davranışlarındaki değişimleri yakından takip etmek ve funnel sistemini sürekli optimize etmek uzun vadeli başarı için şarttır.
Sonuç olarak, funnel stratejilerini başarıyla uygulayan şirketler, müşteri kazanımından sadakat oluşturmaya kadar tüm aşamalarda rekabet avantajı elde etmektedir. Türk şirketleri de İngiliz örneklerinden ilham alarak, kendi pazarlarına uygun funnel sistemleri geliştirmeye odaklanmalıdır.